Turunçgil Kabuğu Atıklarından Gelen Güç: Balık Yağının Oksidasyonunu Önleyen Doğal Antioksidan Esansiyel Yağlar
Anahtar Kelimeler:
Citrus Peels- Essential Oils- Antioxidant Activity- Fish Oil Oxidation- Natural AntioxidantsÖzet
Gelişmekte olan ülkelerde gıda üretimi ve işlenmesi, yüksek maliyetler ve çevreye zarar veren büyük miktarda meyve atığı üretimiyle sonuçlanmaktadır. Bu meyve atıkları; proteinler, lipitler, nişasta, mikro besinler, biyoaktif bileşikler ve diyet lifleri gibi birçok faydalı bileşen içerir. Meyve atıkları arasında turunçgiller, sağlık açısından çeşitli faydalar sağlayarak önemli bir rol oynar. Rutaceae familyasından gelen turunçgil türleri, dünya genelinde taze meyve ve meyve suyu olarak yaygın biçimde tüketilmektedir. Turunçgil kabuğu atıkları (CPW), işlenen turunçgil meyvelerinin yaklaşık %60’ını oluşturan ana yan ürünlerdir ve bu nedenle gıda üretim endüstrisinde umut verici bir potansiyele sahiptir. CPW, yüksek konsantrasyonlarda polifenoller ve uçucu yağlar içerir ve besin değeri ile farmasötik uygulamalar açısından önemlidir. CPW'den elde edilen esansiyel yağların (CPEo), çevresel koşullara bağlı olarak lipidlerin oksidasyonunu engellediği bilinmektedir. Sentetik antioksidanların zararlı etkilerinin ortaya konduğu son yıllarda, CPEo’nun doğal bir alternatif olarak kullanılma potansiyeli dikkat çekmektedir. Bu çalışmada, oksidasyona duyarlı olan balık yağının, farklı turunçgil kabuklarından elde edilen esansiyel yağlarla korunmasına yönelik araştırmaların sonuçları ve potansiyel uygulama alanları değerlendirilmiştir. İncelenen çalışmalarda, CPEo’nun antioksidan etkinliğinde önemli rol oynayan uçucu bileşenler arasında D-limonene, γ-terpinen, α-pinen, β-pinen ve linalool öne çıkmaktadır. D-limonene, turunçgil yağlarının en yaygın bileşeni olup, içeriği oluşturan diğer bileşenlerle oluşturduğu sinerjik etki serbest radikalleri süpürme kapasitesiyle oksidatif stresi azaltır ve hücre zarlarını lipid peroksidasyonuna karşı korur. γ-terpinen, güçlü serbest radikal temizleyici özellikleriyle lipid peroksidasyonunu engellerken, α-pinen ve β-pinen serbest radikalleri etkisiz hale getirerek oksidatif hasarı önler ve inflamasyonu azaltır. Linalool ise, antioksidan ve anti-enflamatuar etkileriyle öne çıkar. Bu uçucu bileşiklerin antioksidan etkinlikleri, serbest radikal süpürme, lipid peroksidasyonunun inhibisyonu ve oksidatif stresle ilişkili hücresel hasarları azaltma gibi mekanizmalarla hücresel savunma sistemine katkı sağlar ve genel sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratır.
